Türklerde mutfak kültürü ve Beypazarı (Ankara) örneği
Sevda Özen Eratalay

Özet

İnsanoğlunun en temel ihtiyaçlarından olan beslenme hemen her kültürün vazgeçilmez unsurları arasındadır. Eski toplumlar daha, yerleşik hayat olgusuna sahip olmadan yemek ihtiyacını avcılık-toplayıcılıkla hallederlerdi. Yeme-içme Türklerde o kadar önemlidir ki bunu Göktürk yazıtlarındaki çoğu sözcükten ve yemek törenlerinden anlamak mümkündür (Eröz, 1973: 6-8). Aynı şekilde yerleşik hayata geçen ve tarımla uğraşan ilk Türk toplumlarından olan Uygurlarda da bu bağlamda çok fazla sözcük karşımıza çıkmaktadır. Tarihsel metinlerde Türklerin yeme içme ile ilgili farklı pek çok törenleri olduğunu bu metinlerden öğrenmekteyiz. Doğum, düğün, kutlama ya da ölü törenlerinde yemeklerin ne denli önemli olduğu bu metinlerde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. 
Anadolu halkı için de ayrı bir öneme sahip olan yemek kültürü eski çağlardan günümüze taşınan pek çok geleneğin devamının bir göstergesidir. Anadolu’da ölen birinin ardından yapılan yemekler farklı isimlerle anılsa da amaç aslında uzun yıllardır süregelen geleneğin bir parçasıdır. Örneğin kırk yemeği, yedinci gün yemeği bu geleneklerden bazılarıdır. Yine doğum sonrası anneye (loğusa kadına) yapılan özel yemekler, doğuma gelen misafirler için ya da bebeğin kırkının çıkması üzerine hazırlanan yemekler yöreden yöreye değişiklik gösterse de eski geleneklerin devamı niteliğinde olup bu kültüre verilen önemden kaynaklanmaktadır. 
Beypazarı yöresine ait yemek isimleri mutfak kültürü bağlamında ele alınarak yörede kullanılan sözcükler derleme sözlüğündeki biçimleri ile karşılaştırılmıştır. Burada amaç unutulmaya yüz tutmuş sözcükleri canlandırarak Türkçe sözcükler çerçevesinde öz sözcükleri dile tekrar kazandırmak olarak algılanabilir. Ayrıca eski çağlarda yaşamış bir sözcük varsa bunu ortaya çıkarmak biçiminde de açıklanabilir…

Anahtar Kelimeler