Cemal Paşanın ölümünün Tiflis basınına yansımaları
Prof. Dr. Kemal Saylan

Özet

Osmanlı Devleti’nin son dönemine damga vuran önemli isimlerden biri olan Cemal Paşa, üç paşalar iktidarı olarak bilinen 1913-1918 yılları arsında Osmanlı Devleti’nin iç ve dış siyasetinin belirlenmesinde etkin rol oynamıştır. Cemal Paşa, 1890 yılında Kuleli Askeri İdadisi, 1893 yılında ise Harbiye Mektebinden mezun olduktan sonra Osmanlı Ordusu’nun içerisinde çeşitli rütbelerde görev yapmıştır. Cemal Paşa, II. Meşrutiyet’in ilan edilmesi üzerine Selanik’te bulunan İttihat ve Terakki Cemiyeti Genel Merkezi’nin İstanbul’a gönderdiği 10 delegeden oluşan temsil heyetinde yer almış, ardından cemiyetin genel merkez üyeliğine seçilmiştir. Bu sırada 31 Mart olayının çıkması üzerine İstanbul’a dönerek ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen Hareket Ordusu’na katılmıştır. 23 Ocak 1913 tarihindeki Bab-ı Ali Baskını olarak tarihe geçen darbe girişiminin başarılı olmasının ardından İstanbul Muhafızlığına getirilmiştir. 1914 yılında ise önce Nafia Nazırı ardından Bahriye Nazırı olarak hükümette görev almıştır.
Cemal Paşa, Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılmasından sonra Enver ve Talat Paşalarla birlikte 1-2 Kasım 1918 gecesi bir Alman denizaltısıyla önce Odesa’ya ardından da Berlin’e gitmiştir. Daha sonra İsviçre’ye geçerek burada İttihat ve Terakki’nin yurtdışı faaliyetlerini düzenlemiştir. Bu sırada İstanbul’da bulunan Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından 5 Temmuz 1919 tarihinde önce ordudan atılmış akabinde ise 13 Temmuz 1919’da gıyabında idama mahkûm edilmiştir. Bu kararın ardından Rusya üzerinden İngilizlere karşı mücadele eden Afgan ordusunun modernleştirilmesi için Afganistan’a geçmiştir. Afganistan’dan geri dönerken 21 Temmuz 1922 tarihinde Tiflis’te uğradığı suikast sonucu iki yaveri ile birlikte şehit edilmiştir… 
 

Anahtar Kelimeler