Grup psikolojisi ve siyasi partilerde
Murat Beyazyüz

Özet

“Siyasi parti” kavramı, sosyal ve beşerî bilimler tarafından pek çok yönden ele alınıp incelenmiş, bu incelemeler sonucunda pek çok hükme varılmıştır. Daha özelde, özellikle son kırk yılda kendine has bir bakış açısı geliştirmiş olan “siyaset psikolojisi” disiplini de “siyasi parti” olgusuna eğilmiş ve siyasi partilerin birer grup olma özelliği gösterdiği kabulünden hareketle bu özgün gruplar hakkında çeşitli çözümlemeleri bilim sahasına sürmüştür. Bir siyasi partinin vücuda gelme süreci, bu süreçte etkili olan olaylar, fikirler ve kişiler, kamuoyunun partiye teveccühü, partiyi destekleyenlerin çeşitli özellikleri ve partinin söylemleri gibi konular üzerinde derinlemesine çözümlemelere artık daha sık rastlanır olmuşsa da siyaset psikolojisinin partileri ele alışında birkaç husus üzerinde yeterince inceleme ve çözümleme yapılmamıştır. Bu hususlardan biri de siyasi partilerin zayıflaması ve dağılması süreçleridir. Bu yazıda bu husus bazı yönleriyle ele alınacaktır. 
Tolstoy meşhur romanı Anna Karenina romanına şu cümleyle başlar: 
“Mutlu aileler birbirlerine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.”
Biz de bu tartışmaya temel bir sav olarak şunu söyleyerek başlayabiliriz: 
“Bütün partilerin ayrı ve kendine özgü bir kuruluş ve gelişim hikayesi olabilir, fakat bütün partilerin zayıflaması ve dağılması genellikle birbirine benzer.” 

Anahtar Kelimeler