Üç sene sonra sıradan bir 15 Temmuz sorgusu
Dr. Yavuz Han

Özet

Darbe teşebbüsüne karşı koymak için sokağa çıkan ve bu uğurda hayatını kaybeden bütün şehitlerimize rahmet olsun...
15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı’nın çağrısından tam bir saat evvel Genelkurmay’ın önünde idim. Oradaki kardeş, ülküdaş ve hamiyyet sahibi vatandaşlarımızla beraber ve uzun saatler boyunca birçok kez ölümle burun buruna geldik. Yanı başımızdaki insanların kolunun, bacağının, hattâ kafasının koptuğunu, bedeninin paramparça olduğunu gördük. Ortalıkta “gazi”yim diye dolaşanların bir kısmından daha fazla şey yaşadığımızı zannediyorum. 
     O “yaşadıklarımız” birçok insanla beraber bendenize de birkaç “adres”e birden bazı suâlleri sorma hak ve salâhiyetini veriyor. Hiçbir peşin hüküm taşımaksızın, mevzu dışı lüzumsuz imalarda bulunmadan, edep terbiye dâhilinde bir sorgulama olmasını diliyorum…

1- Darbeye maruz kalan iktidara
• Bu işin siyasî ayağına hâlâ ve hiç mi hiç dokunmayarak ne yapmaya çalışıyorsunuz? Bunu herkes gibi ben de merak ediyorum.
• Devleti yönetenlerin en temel mükellefiyet ve meziyetlerinden birinin aldatılmamak olması lâzım gelir. İstihbârât bunun için vardır, danışmanlar bunun için vardır; asker, polis bunun için vardır. Hin-i hâcette ve vâki olduğunda da aldatılmanın, ayağının önüne kurulan tuzağı görememenin, âmiyâne tâbirle “tongaya düşme”nin de bir bedeli, keffâreti ve neticesi olması icâb etmez mi? Bunu kim üstlenmiştir?

Anahtar Kelimeler