Kürtçülük yalanları, belgeler ve kültürel kimlik
Mustafa Aksoy

Özet

Sosyo-kültürel olaylar durup dururken ortaya çıkmazlar. Nasıl ki fiziki ve biyolojik olayların ortaya çıkması için belirli zaman ve etkenler gerekiyorsa sosyo-kültürel olaylar için de belli bir tarihî süreç ve uygun sosyo-kültürel yapının olması gerekir.
Hayvanlar iç güdülerine göre hareket ederken insanlar içine doğdukları, yani var oldukları sosyo-kültürel yapıdaki kazanımlarına göre davranış gösterirler. Bilindiği gibi sosyal yapılar insanlardan meydana gelmiş olmalarına rağmen insanlardan farklıdırlar. Bununla beraber sosyal yapıların da insanlar gibi hâfızaları, tarihleri ve tarihî süreçte öğrenilmiş veya meydana gelmiş kültürel yapıları ile davranış kalıpları ve hâfızaları vardır. Bu sebeptendir ki, sosyal yapı davranışlarını anlamak için o yapının tarihî mâhiyetine bakmak gerekir.
İnsanlar bireysel olarak çok sayıda özelliklere sahiptir, insan olma özelliklerini ise sosyo-kültürel ve fiziki coğrafyadan öğrenirler, bu öğrenme süreciyle birlikte kimlik sahibi olurlar. Bu bağlamda insanların, biyolojik, psikolojik, sosyolojik hatta fiziki kimlikleri vardır. Hatta insanlar bir gün içinde birçok kimlikle var olurlar. Meselâ, okulda öğrenci, evde baba veya anne, iş yerinde işçi veya memur vs.
Bir devletin vatandaşı olan insanların resmî kimlikleri olur. Nasıl ki, insanlar statülerinin gereği rollerini yerine getirmediklerinde sorunlar yaşanıyorsa, devlet kimliğine sahip olan insanlardan da kimliklerinin gerektirdiği rolleri yerine getirmesi beklenir. Fakat, bazı hallerde bunların gerçekleşmemesi durumunda devlet doğrudan müdahale etmez. Meselâ, devletler tarafından insanların kendilerini iyi vatandaş olarak yetiştirmeleri beklenir. Fakat bunun olmaması durumunda da devletler insanlara müdahale etmez. Ancak devletin işleyişine ve devlet olmanın gereklerine bir saldırı olduğunda devletler vatandaşlarına müdahale ederler…
 

Anahtar Kelimeler