YSK’nın kararı hakkında neden yazmadım?
Prof. Dr. Kemal Gözler

Özet

Geçtiğimiz aylarda Yüksek Seçim Kurulunun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptal edilmesine ve seçimlerin yenilenmesine ilişkin verdiği 6 Mayıs 2019 tarih ve 2019/4219 sayılı kararı çok tartışıldı.

Geçen Şubat ve Mart aylarında fıkıh ile ilgili makaleler yazmamı pek çok hukukçu yadırgadı. 31 Mart 2019 seçimlerini ve özellikle YSK’nın 6 Mayıs 2019 tarihli kararını izleyen günlerde bazı okuyucularımdan “fıkha gösterdiğiniz ilginin yarısını neden İstanbul seçimlerine ve YSK’nın kararına göstermiyorsunuz” diyen sitem dolu e-postalar aldım. Örneğin bu e-postalardan birisinde genç bir okuyucum şöyle diyordu:

“Umarım ben ve benim gibi sizi hocası kabul etmiş yüzlerce genci pek yakında bu konu hakkında bir makaleyle aydınlatırsınız. İsteseniz de istemeseniz de Türk anayasa hukuku doktrininin önemli bir yazarı olan size tarihin yüklediği misyon budur ve bu misyonunuzu size hatırlatmayı bir öğrenciniz olarak kendime borç bilirim”.

Neden İstanbul seçimleri ve YSK’nın 6 Mayıs 2019 tarihli kararı hakkında bir şey yazmadım?

Cevabı çok basit: İçimden gelmedi.

Bu cevabımda da yadırganacak bir şey yok.

Yürürlükteki Türk hukukunu incelemek içimden gelmiyor; çünkü günümüzde Türkiye’de yürürlükte olduğu iddia edilen hukukun, yürürlükte olmadığı bilinen fıkıhtan daha bağlayıcı bir hukuk olduğuna inanmıyorum…

Anahtar Kelimeler