Sezai Karakoç’un kutlu millet idealinin gerçekleştirilmesinde Türkiye Cumhuriyeti’ne yüklediği tarihî misyon
Bekir Koçlar

Özet

Kutlu millet ideali
İslâm inancını kabul eden her insan, İslâm’da sınıflar ayrılığının olmadığını da beraberinde kabul etmiş ve Efendimiz’(a.s.)in Veda Hutbesi’nde buyurduğu; “Ey insanlar! “Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdemin çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.” sözleri, dünya üzerinde yaşayan tüm Müslüman’ların kardeş ve dolayısıyla tek bir millet olduğunu göstermiştir. Ki, bu kardeşlik, Allah û Teâla’nın, Kur’ân’da buyurduğu; “Müminler ancak kardeştirler…” (Hucurat Sûresi-10. Âyet-i Kerime) âyetiyle de sabittir. 
Bu bağlamda, Sezai Karakoç, millet kavramına yüklediği anlamı, İslâm’ın millet kavramına yüklediği bu anlamla destekleyerek millet ve medeniyet kavramlarını bir bütün olarak ele alır ve Batı kavmiyetçiliğinden ayrılan yönlerini şöyle açıklar: “İslâm Medeniyetinin toplumunun bir ismi vardır: İslâm Milleti. Evet, biz bir milletiz. Yani İslâm inancını taşıyan ve İslâm Medeniyetine dâhil olan bütün insanlar, ırkları ne olursa olsun, Arap, Türk, Kürt, İranlı, Arnavut, Boşnak v.b. olsun hepsi bir millet teşkil ederler. Hâlbuki Batı’da, böyle değil. Batı’da, kavimcilik (nasyonalizm) esastır. Nasyonalizm (nationalisme), Türkçeye çevrilirken, milliyetçilik kelimesiyle karşılaşmışlar; ancak bu, aslında yanlış bir çeviridir. Fransa’da Franklık, İngiltere’de İngilizlik, Almanlarda Almanlık, Cermenlik, toplum için temel birlik sebebi kabul edilmiştir. Hâlbuki: bizim medeniyetimizde, Araplık, Türklük ve İranlılık esastır dememişlerdir, bunu esas kabul etmemişlerdir. Esas olan, inanç ve medeniyet beraberliğidir. Sadece inanç değil, aynı zamanda medeniyet beraberliği. Çünkü ahlâk, güzel sanatlar, güzellik idealine ilişkin her oluş, doğruluk anlayışımız, bilimlerimizle, hayat tarzımızla, yani hepimizin yaşantısının her vechesiyle aynı medeniyete mensubuz.”…

Anahtar Kelimeler