Millî hâkimiyet perspektifinde Antep savunması
Ferit Yücebaş

Özet

Millî Mücadele döneminde Anadolu’nun tamamında olduğu gibi Antep’te de millet ve memleketin kurtarılması için hassasiyet bulunduğu ve müşterek bir gayeye, “millî hâkimiyete” doğru hep beraber hareket edilmesi gerektiği fikirleri kuvvet bulmuştur (Sakin, 2004: 230-231).

Türkiye’de millî hâkimiyet düşüncesinin şekillenip olgunlaşması ve yeni yönetim olarak karşımıza çıkması meşakkatli bir sürecin sonunda gerçekleşmiştir. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nin Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) ile varlığının sona ermesi üzerine yaşanan var olma mücadelesi bu sürecin temel dayanağını oluşturmuştur. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra Anadolu, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmeye başlandı. Mustafa Kemal Paşa’nın ülkeyi işgalden kurtarıp yeniden tam bağımsızlığa kavuşturmak için başlattığı mücadele, bir nevi millî hâkimiyet mücadelesi olarak da değerlendirilmektedir (Ata, 2008: 82-83). Bu mücadelede halkın ortak hareket etme çabası ve liderlerin de halkı birlik haline getirme gayretleri millî iradenin temel bulmasında önemli bir paya sahiptir (Sakin, 2004: 231).

Anahtar Kelimeler