Kadınlar Dünyası gazetesi’nin milli hâkimiyet konusuna yaklaşımı
Fahri Özteke

Özet

1. Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti’nin Kuruluşu

Yüzyıllar boyunca Osmanlı/İslam toplumunda, çoğunluklada geleneklerin etkisiyle kadın yaşamın birçok alanında görünür değildi. Fakat II. Meşrutiyet Dönemi’nde kadınların yaşam tarzında ciddi değişiklikler oldu. Kadının eğitim düzeyi, iş yaşamındaki konumu, ailedeki yeri ve kılık kıyafeti baştan aşağı sorgulanarak tekrar kurgulanmaya başlandı. Modernleşme alanındaki çoğu gelişmenin öznesi olmaya başlayan kadının hak ve görevleri basın ya da cemiyetler aracılığıyla dile getirildi. 1908 Jön Türk devriminden sonra kadınları toplum hayatına alıştırarak onların haklarının savunuculuğuna soyunan cemiyetlerin başında Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti (Osmanlı Kadınlarının Haklarını Savunma Derneği) geldi.

27 Mayıs 1329 (9 Haziran 1913)’da İstanbul Binbirdirek’te Kadınlar Dünyası Gazetesinin bürosunda Nuriye Ulviye Mevlan (Civelek) tarafından kurulan cemiyet, öncelikle kadınların toplumsal bir rol kazanırken eğitilerek iş hayatında kesinkes yer almaları gerektiğini öne sürdü. 1882’ye kadar nüfus sayımlarında bile adı geçmeyen Osmanlı kadınının ekonomik ve gündelik hayatta yer alması gerektiğini dile getiren disipline olmuş ilk cemiyet Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti idi. Cemiyetin önde gelen isimleri, kadın hürriyetiyle “bütün heyet-i içtimaiyelerin şeklinin değişeceği” tezini savundu. Cemiyet, kuruluş gayesini şu üç ana unsur üzerine inşa etti: “Kıyafet-i hariciye-i nisvanın ıslahı, hayat-ı mesainin ihyasıyla kadınlıktaki sefaletin tahfifi, maarifin tamimiyle nisvanda seviye-i irfanın i’lası”…

Anahtar Kelimeler