Psikoterapi ve anlam sorunu
Prof. Dr. Erol GÖKA

Özet

Teorik olarak psikoterapide anlamı konuşmak, “anlamsızlık” ve/veya “hayatın anlamı” sorularının psikopatolojide ne kadar yer tuttuğu ve psikoterapötik yardımla bunun nasıl üstesinden gelinebileceği üzerinde durmak gibi başlıklarda ilerleyebilir. Bu başlıkların şah teorisyeni, varoluşçu yaklaşımını dürtüsellikten ve gelenekten uzaklaşan modern insanın yaşadığı “varoluş vakumu” ve anlam arayışı üzerine oturtan Viktor Frankl’dır.

Frankl’ın varoluşçuluğu
İnsandaki en hakiki ve halis arzu, olabildiğince anlamlı bir hayat yaşama veya bir varlık sürdürmedir. Modern zamanlarda yaygın bir olgu olan “varoluş boşluğu”, insan soyunun tarihinin başlangıcından bu yana uğradığı iki kaybın sonucudur. Tarihsel süreç içinde insan, temel hayvansal içgüdülerinin bazılarını yitirmiş ama bu arada, hayvan davranışlarını yönlendiren, ona otomatikman güvenlik sağlayan bazı özelliklerinden de sonsuza kadar yoksun kalmıştır. İnsanlaşmasından beri artık bu varlık, zihnini devreye sokarak duruma göre tercihler yapmak ve karar vermek zorundadır. Modernlikle birlikte bu kayba bir başkası daha eklenmiştir; adeta insanın ikinci tabiatı olan, geleneksel kültür de insana bir katkı sağlamamaya, davranışlarına payanda olmamaya başlamıştır…

Anahtar Kelimeler