Türkistan, Uygurlar ve Çin
Mustafa Kahramanyol

Özet

Orta Asya, Sibirya, Kıpçak Bozkırı, Kırım, Anadolu, Ortadoğu, Balkanlar ve Doğu Avrupa ezelden beri Türk yurdu olmuş topraklardır. Bu yüzden oralarda hâlâ ciddî bir Türk nüfusu barınmakta ve Türk ekininin muhteşem eserleri her tarafta bulunmaktadır. Hindistan, Çin, Kuzey Afrika, Afganistan, İran vb topraklar da belli sürelerle Türk idaresinde yaşamışlardır. Bu sebeple oralarda da hâlen Türk toplulukları ve Türk ekininin izleri bulunmaktadır. 
Ancak, Türk boyları veya hükümdarları bu topraklar için başta kendi aralarında çok savaşmış olmakla beraber, başka milletlerin veya devletlerin saldırısına da sürekli olarak mârûz kalmışlardır. Günümüzde Çin devletinin sınırları içinde bulunan Doğu Türkistan toprakları da bu kötü kaderi paylaşmaktadır.
Konumuz Doğu Türkistan olmakla, bu makalede bakışımızı sadece oraya teksif edeceğiz.

Kadim Türkistan’da Göktürk, Türgiş, Karluk, Uygur, Cengizli, Çağataylı, Timurlu, Harzemşahlı, Şeybanî gibi devletler hüküm sürmüş olup son olarak da Doğu Türkistan Cumhuriyeti adı altında bir devlet var olmuştur. 

Bu devletlerin idaresinde Türkler, ilimde, fende, edebiyatta, din ilimlerinde, felsefede, halıcılıkta, çinicilikte, camcılıkta, yazıcılık ve hüsnü hatta, tahta oymacılıkta, mimarlıkta, yol yapımında, tarımda, arazi sulamasında, şehircilikte ve temiz su temininde, hayvancılıkta ve sanayide üstün bir medeniyet yaratmışlar ve Dünya’da nam salmışlardır. Yetiştirdikleri ilim adamları içerisinde Birunî, Farabî, Kaşgarlı Mahmud (MS 1008-1105), İbni Sina, Uluğ Bey, Ali Kuşçu gibi Dünyaca tanınan ve değer verilen birçok seçkin adamlar vardır. Bunların içerisinde Uygurlar, kendilerine has bir dil ve yazı geliştirmişlerdir. Bu dile ve yazıya Osmanlı Türk Devleti’nde “Çağatayca” denilmiş ve Enderun’da ciddî olarak öğretilmiştir. Hatta, devletin hakanlarından bâzıları Çağatayca şiir de yazmışlardır.

Anahtar Kelimeler