(Bizim) Uzun Birinci Dünya Savaşı(mız) (1914-1923)
Kadir Kon

Özet

“Bu iki günün [10 Temmuz 1918 Çarşamba, 11 Temmuz Perşembe] nasıl geçtiğini yazmayacağım. Birçok hatıratım gibi bunların da unutulmasında ne beis var? Yalnız şu kadar diyelim ki insanlar hakikati daima gizlerler.”(Mustafa Kemal)

“Politik bir Panislamizm’den korkuyordum. Mustafa Kemal, Enver’in kesinlikle hayal ettiği gibi, bunu araç olarak kullanabilecekmiş gibi görünüyordu. (…) Daha sonra yaşanan olaylar, bazılarının, özellikle Panislamizm korkusunun yanlış olduğunu kanıtladı. O virüs, daha güçlü milliyetçilik virüsü sayesinde belirsiz bir süre için giderildi. (…) Mustafa Kemal Türkiye’de iki “pan’”ı da bırakarak, buna odaklandı. Ayrı bir Kürt milliyetini tanımayı reddetti, ama Arap ülkelerindekine saygı gösterdi ve Türk gücünün Orta Asya’ya doğru genişlemesine çalışmadı.” (Andrew Ryan)

Giriş

Son dört yıldır Birinci Dünya Savaşı’nın yüzüncü yıldönümü sebebiyle gerek Türki-ye’de gerekse de dünyada çok sayıda panel, sempozyum, konferans, makale, kitap, belgesel, film, sergi vb. akla gelebilecek hemen her konuda çeşit çeşit yayınlar, faaliyetler yapıldı ve yapılmaya da devam etmektedir. Bu kapsamda Paris’teki Ordu Müzesi’nde de bir sergi açılacağına dair haberler ajanslar üzerinden bizim gazetelere de yansıdı. “Doğu’da Bitmeyen Savaş. 1918-1923?” başlığıyla açılan sergide başta Osmanlı devletinin İtilaf Devletleri’nce parçalanıp bölüşülmesini öngören Sykes-Picot Antlaşması’nın orijinal metni yanında savaşla ilgili onlarca farklı belge ziyaretçilere gösterilecek. Burada Türkiye açısından ilginç olan husus ise ilk defa Lozan (Lausanne) Barış Antlaşması’nın orijinal metninin de sergilenecek oluşudur. Serginin başlığına bakınca insanın aklına şu soru geliyordur sanırım: “Doğu’da savaş 1918’de bitmemiş miydi?” Oysa 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi’yle Osmanlı devletinin savaştan çekildiği, 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sévres Barış Antlaşması’yla savaşın sonlandığı; fakat Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki (Türkiye) Büyük Millet Meclisi hükümetinin İstanbul’daki Osmanlı hükümetine ve İtilaf Devletleri’ne karşı yeni bir savaş, daha doğrusu bir “İstiklâl Savaşı” başlattığı ve bu savaşın sonunda önce 11 Ekim 1922 tarihli Mudanya Mütarekenâmesi, ardından da 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni Türkiye devletinin kurulduğu, bütün tarih kitaplarda yazılır…

Anahtar Kelimeler