1917 Ekim İhtilali’nin Osmanlı Devleti ve Azerbaycan Cumhuriyeti ilişkilerine etkileri
Dr. Nasrullah Uzman

Özet

Rusya’da mevcut sosyal ve ekonomik eşitsizliklerin hızla artış göstermesi, 1870’li yıllardan itibaren daha iyi yaşam standartları için mücadele eden bilinçli bir işçi sınıfının oluşmasına yol açtı. Ancak oluşan yeni işçi sınıfı tarafından gerçekleştirilen eylemler dar kapsamlı olarak kaldı. 1905 yılında meydana gelen ayaklanma da Çarlık yönetimi tarafından bastırıldı. Bununla birlikte durumun ciddiyetini anlayan Çar II. Nikola, Duma’yı açma ve özgürlükler konusunda daha ılımlı davranma zorunluluğunu hissetti. Bu tarihten itibaren hızla yayılan fikir akımları etrafında gelişen örgütlenmeler, Rusya’nın I. Dünya Savaşı’nda başarılı sonuçlar alamaması üzerine şiddetlendi. Çanakkale’yi geçemeyen müttefiklerin Rusya’ya yardım ulaştıramaması ise var olan sıkıntıların had safhaya ulaşmasına yol açtı.

Yaşanan olumsuzluklara rağmen 1917 yılının başlarında Rus Hariciye Nazırı Melikof, Rusya’nın müttefiklerine tamamen bağlı olduğunu ve zaferi kazanıncaya kadar savaşa devam edeceğini bildiriyordu. Ancak Rus halkı, Melikof’la aynı fikirde değildi. Nitekim Osmanlı Devleti’nin Berlin Büyükelçiliğinde görev yapan Ahmet Muhip Bey, Hariciye Nezareti’ne gönderdiği yazıda Rusya’da neşredilen yayınlarda Rus halkının savaşın devamından yana olmadığının ve halkın genelinin barış istediğinin açıkça görüldüğünü ifade ediyordu. Hakikaten Rus halkı, Ahmet Muhip Bey’in de ifade ettiği gibi barıştan yanaydı ve savaşın son bulması halinde huzurun sağlanacağına inanıyordu…

Anahtar Kelimeler