Birinci Dünya Savaşı öncesinde Çarlık Rusyası’nın İstanbul ve Boğazlar siyaseti ve “büyük hengâme” fikri
Altay Cengizer

Özet

Osmanlı Hükûmeti’nin Birinci Dünya Savaşı’na katılma kararının oluşmasında asıl etkin unsur Çarlığın İstanbul ve Boğazlar’a yönelik politikası olmuştur. Rusya’nın kara gücüne kesinkes ihtiyaç duyan İngiltere ve Fransa’nın Çarlığı kendi saflarında tutabilmek için İstanbul ve Boğazlar yönünde cesaretlendirmesi sonucunda Çarlık Rusyası’nın bilinen tarihî emelleri doğrultusundaki yayılmacı siyaseti 1914’ün başı itibariyle oldukça aşikâr bir hale gelmişti. İngiltere ve Fransa’nın Rusya’yı yanlarında tutmak yönündeki birincil; her şeyin üstüne çıkardıkları bu siyaset, Temmuz – Eylül 1914 döneminde Osmanlılara gûya teklif edilen içi boş ve kayda değer hiçbir niteliği haiz olmayan toprak bütünlüğüne dair sözde garantilerin de arkasında yatar. İtilâf Blokunun hasmane tavır ve yaklaşımlarının yanı sıra Çarlığın öne çıkarttığı siyaset muvacehesinde Osmanlı Hükûmeti’nin elinde savaşa müdahil olmaktan başka geçerli bir seçenek kalmamıştı. Bu en can alıcı husus, bir diğer deyişle Osmanlı İmparatorluğu’nun meşrû müdafaa içinde olduğu, geçen zaman içinde unutulmuş; Osmanlıların modern dünyayı doğurmuş Büyük Savaş’a Avrupalı bir devlet sıfatıyla ve karşılarına dikilmiş tüm güçlükler ve sayısız dezavantajlarına rağmen vatanın müdafaası uğrunda taraf olmak zorunda kaldığı hafızalardan silinmiştir. Lâkin, bu en esaslı noktanın zemininden yola çıkmayan anlatılar, muzaffer İtilâf Blokunun liberal-emperyalist izahat yekûnunun sultası altına girmeye, emperyalist anlatının çizgisinde anlamsız tekrarlar teşkil etmeye mahkûmdur.  İstanbul, savaşın “yani büyük ikramiye”siydi; Rusya’nın tatmin olmasını sağlayacak başka hiçbir toprak parçası yoktu…

Anahtar Kelimeler