Birinci Dünya Savaşının İslâm coğrafyasına bıraktığı önemli bir olumsuz sonuç: Müslümanların radikalleştirilmesi
Prof. Dr. Mustafa Çolak

Özet

Birinci Dünya Savaşı’nın 100. yılı münasebetiyle 2014 yılından itibaren Türkiye ve Avrupa’da çok sayıda farklı anma etkinlikleri düzenlendi ve halen düzenlenmektedir. Bu bağlamda siyasetçi, bilim adamı, sanatçı ve ilgililerin katıldığı kongre, sempozyum, panel ve sergiler düzenlendi, filmler çekildi, anma törenleri yapıldı, nutuklar atıldı. En son 11 Kasım 2018 tarihinde Fransa’da dünyanın önde gelen siyasi liderlerinin de katıldığı toplantı ile Birinci Dünya Savaşı’nın, insanlık tarihi ve medeniyeti sürecinde ne denli vahşi ve sefil bir dönem olduğuna vurgu yapılarak, Birinci Dünya Savaşı’nın 100. yılını anma etkinlikleri son buldu. Fransa’daki anma etkinliği, daha çok  Compiègne Ormanı’nda yer alan Rethondes Garı’nın çevresinde gerçekleşmiştir. Zira Rethondes Garı’ndaki bir tren vagonunda, 11 Kasım 1918’de Almanlara imzalatılmış olan ateşkes antlaşması, Birinci Dünya Savaşı’nın sonu olarak kabul edilmektedir. 
Yukarıda bahsettiğimiz anma etkinlikleri çerçevesinde Birinci Dünya Savaşı farklı perspektiflerden, farklı kaynaklardan ve farklı kişiler tarafından anlatılmaya ve anlaşılmaya çalışıldı. Bu bağlamda, bu “topyekûn” savaşın cepheleri, devletlerin bloklaşmaları, ekonomik ve insan kaynakları, sosyo-kültürel yapıları, sonuçları vb. gibi birçok konu ele alındı ve sonuçlar çıkarılmaya çalışıldı. Kanaatimizce bu 20. yüzyılın ilk küresel buhranında ve dünya tarihinin ilk dünya savaşında Müslümanların durumu ve İslam coğrafyasındaki savaş faaliyetleri, yeterince irdelenme alanı bulamadı. Hâlbuki günümüzde nüfuslarını Müslümanların oluşturduğu bağımsız devletlerin tamamı (Türkler hariç) Birinci Dünya Savaşı sonrasında bağımsızlıklarını elde etmişlerdir. Birinci Dünya Savaşı Ağustos 1914’de başladığında İslam coğrafyasındaki tek bağımsız devlet, Osmanlı Devleti idi. İran, Afganistan ve Fas’ın statüleri tartışmalı, diğer coğrafyalardaki Müslümanlar ise sömürge altında idiler. Dolayısıyla günümüzde yaşayan Müslümanların, devlet yapılarını, sosyo-ekonomik durumlarını, hukuk düzenlerini özellikle din algılarını anlayabilmek için Birinci Dünya Savaşı sürecini, öncesini ve sonrasını bilimsel olarak iyi araştırmak gerekmektedir.
 

Anahtar Kelimeler