Tarihte delil ve ikna: Bir mukaddime
Anthony Grafto

Özet

Bir jenerasyon ve daha fazlası için, tarih yazıcılığının tarihine olan alaka hem Amerika’da hem de Avrupa’da istikrarlı bir şekilde artmıştır. Yeni dergiler ve monografi serileri yayınlanmıştır, sayısız kitap ve makale tarihsel geleneğin toplumsal, entelektüel ve edebî sınırlarını aydınlatırken, Alman tarih yazıcılığının tarihine dair yoğun bir kollektif araştırma gerçekleştirilmiş ve onun için yeni bir ortak tarih meydana getirilmiştir. Bu çalışmanın mühim bir kısmı bir soru grubu etrafında şekillenmiştir: Tarihçilerin elde ettikleri sonuçların statüsü ve okuyucularını bu sonuçların doğruluğuna ikna etmek için kullandıkları akademik (geleneksel) yöntemler. Hayden White’ın On Dokuzuncu yüzyıl Avrupa klasiklerinden, Peter Novick’in yirminci yüzyılın kalıplaşmış modellerinin yeniden inşasına, son çalışmalar mutlak tarihsel hakikatlere varma ihtimaline dair kalıcı inancın altını oymuştur. On Sekizinci yüzyıla ve daha az ayrıntılı bir biçimde Antik dünyaya uzanan bir argüman geliştirilmesinde eleştirmenler, tarihçilerin biyografileri ve kültürel şartlara dayalı varsayımlarının, kanıtlarını tutarlı anlatılara dönüştürmeye çalışırken onlara rehberlik eden bir şablon teşkil ettiğini tartışmaktadır. Daha da radikal olarak, önde gelen akademisyenler tarihsel yazımın retoriğiyle, mesleğin kurucularının uyguladığı haliyle yaratıcı edebiyatın retoriği arasındaki bağlantılara vurgu yapmışlardır. Tarih ve tarihi kurgu arasındaki fark bir Gibbon yada bir Michelet’in büyük anlatılarıyla, bir Scott ya da bir Stendhal’inkiler arasında sık sık buharlaşıyor gibi görünmektedir. 

Anahtar Kelimeler