Aydınlanmada Ara Eleman Sorunu
Murat Beyazyüz

Özet

Türkiye’de aydınlar halktan uzaktır! Bu ifade ülkemizde o kadar sık dile getirilmiştir ki artık bütün aydın tartışmalarında bir şekilde bu cümlenin sarf edileceğini önceden tahmin etmek hiç de zor değildir. Türkiye’de entelijansiyanın ilk nüvelerinin ortaya çıkmasıyla neredeyse eş zamanlı olarak bu eleştiri de dile getirilmiştir ve aradan geçen bir asrı aşkın zamana rağmen hala çok mühim bir tespit edasıyla ağızlarda dolaşmaktadır. Aydınların halka nüfuz edemeyişinde ve aydınların rehberliğinde toplumsal bir aydınlanma ve terakkinin gerçekleşmeyişinde hep aydınlar ile halk arasındaki mesafe sorumlu tutulmuştur. Bir asır kadar önce Said Halim Paşa, Mehmet Akif, Ahmet Rasim gibi isimlerin dile getirdiği bu mesafe sorunu bugün de sık sık dile getirilmekte, hatta aydınların halktan uzak oldukları için ağır biçimde tenkit edilmeleri halk nezdinde de hoşnutlukla karşılanmaktadır. Zira böyle bir eleştiri toplumsal terakkinin gecikmesinde halkı mesuliyetten azat ederken tüm sorumluluğu aydına yüklemek gibi bir ima barındırmaktadır. Türkiye’de toplumsal terakkiyi neyin engellediği veya geciktirdiği ile ilgili kafa yoranlar bir asırdır bu mesafe sorununu ileri sürüyor ve bu sorun yine de varlığını sürdürüyorsa konu üzerinde daha farklı bir düşünce kanalından akıl yürütmek gerektiğini söyleyebiliriz. Belki de asıl sorun aydınlar ile halk arasındaki mesafe değildir…

Anahtar Kelimeler

aydınlanma,aydın,türk aydını